Bu başlık Gezi Notları gibi bir ana başlık altında daha uygun olabilirdi.Mevcut başlıklar içerisinde buraya uygun düşüyordu.Onun için buraya açtım.
Kapadokya, hepimizin bildiği gibi,Nevşehir,Kayseri,Kırşehir,Aksaray ve Niğde illerinin bir kısmını içine alan havzaya verilen isim.
Güzel Atlar Ülkesi manasına geliyor.Bu bölgede çok eski zamanlarda gerçekten güzel atlar yetiştirilirmiş.Bugün hala Erciyes Dağının insanların pek uğramadığı yaylalarında yılkı şeklinde,bu atların torunlarının yaşadığı söyleniyor.
Kapadokya'nın fiziki coğrafi yapısı,bundan yaklaşık 60 milyon yıl önce Erciyes Dağı,Hasandağı ve Güllüdağ'ın püskürttüğü lav ve küllerin zaman içinde yağmur,güneş ve rüzgarın etkisiyle bugünkü halini ve görünümünü alıyor.Sert kısımlar ayakta kalırken rüzgarın etkisiyle aşınan kısımlar ile ilginç görüntüler ortaya çıkıyor. Kaya görünümlü oluşumlar aslında kolayca kazınan taşlaşmış kül ve lav kalıntıları.
Roma İmparatorluğunun zulmünden kaçan hiristiyanlar,bu bölgenin ilginç yapıları arasında kendilerine sığınacak yerler kazarak korunmaya çalışıyorlar.Bu tabii oluşumlar içerisine evlerini,kiliselerini,şapellerini kazıyorlar.Yüzyıllar boyu bu bölgede yaşıyorlar.Son hiristiyanlar 1926-27 mübadelesi sırasında bölgeyi terkediyorlar.
Bu fotoğraf destekli yazıda bölgenin tamamını tanıtmaya imkan yok.Ben sadece 23 nisan tatili dolayısıyla bölgeye yaptığım son ziyarette çektiğim birkaç fotoğrafı paylaşmak istedim.
Zamanla rüzgarın aşındırmasıyla ortaya çıkan ilginç şapkalı görüntülere,yöre halkı Peri Bacaları adını veriyor.Aşağıdaki fotoğraf 2008 yılında Panasonic LX3 ile çekilmiştir.

Kilise ve şapellerin oyulduğu yumuşak kayalıklar.(Panasonic Lumix DMC LX3 ile)

Güvercinlik vadisinden genel görünüm.Bu vadide de kilise evler ve şapeller bol miktarda mevcut.Vadi aynı zamanda çok sayıda güvercine de ev shipliği yapıyor.(Panasonic Lumix DMC LX3 ile)

Sonradan hiristiyan olmuş Koreli'ler bölgeyi çok seviyor.Bu ilginç coğrafyayı ziyaret ederken hiristiyanlığın ilk doğal kiliselerini de görmek istiyorlar.Kapadokyada günün doğuşu ve batışı onlara çok ilginç geliyor.Onlarla birlikte daha az sayıda batılı hiristiyanlar da gün batışını seyrediyorlar ve tam güneş batınca hep beraber alkışlıyorlar.Bundan sonraki fotoların bir kısmı Pentax K5+ Pentax DA 50-135 ED IF SDM diğer kısmı ise Pentax 16-45mm lens ile çekildiler.




Yörede yaşayan hiristiyanlar bu coğrafi oluşumları aynı zamanda kale olarak da kullanmışlar.Bunlardan en ilginci Uçhisar kalesi.




Güvercinlik vadisinin kuzey-doğu tarafındaki bir tepeden bakışla güneş batarken vadinin görüntüleri.





Uçhisar'a giderken yol boyu çektiğimiz ilginç görüntüler..




Yörenin adı en çok bilinen ilçesi Ürgüp.Ürgüp ve Göreme bölgesini ayrı bir başlıkta belki ileri ki zamanlarda anlatmak kısmet olur.Şimdilik Ürgüpten kayalar oyularak inşa edilmiş bir butik otel fotosuyla bu birinci seriye son vermek istiyorum.
