Gönderen Konu: murat (nordys) e selam  (Okunma sayısı 12997 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı haldun31

  • Üye
  • *****
  • İleti: 1.336
    • Profili Görüntüle
  • Şehir: Zonguldak
« Son Düzenleme: 20 Şubat, 2014, 17:03:33 Gönderen: haldun31 »
Allah ne verdiyse:)

Çevrimdışı nordlys

  • Üye
  • *****
  • İleti: 670
    • Profili Görüntüle
    • flickr
Ynt: murat (nordys) e selam
« Yanıtla #1 : 20 Şubat, 2014, 18:12:43 »
Selamina ayni guzellikte karsilik veriyorum Haldun abi!
Ve aleykumusselam!

Gelelim o link deki videoya. Kesinlikle gercek, en ufak bir numarasi yok. konusacak cok sey var ama teget lafina alistigimiz icin konuya teget gecerek bir iki cumle soylemek isterim...

Sanirim ic isleri bakanimizin oglu, yolsuzluga adi karisti ve babasi oglunu ariyor, ne oldu? ne bu rezalet? hic beni, aileni, onurunu, vatanini dusunmedin mi? bizlere oy veren insanlari, inanclari ayaklar altina alarak nasil bu rezalete adin karisir diyecegi yerde...........

Oglum kac para var!?Oglum kac para var!? diye tekrar tekrar soran  bir bakan va hala gorevinin basinda. Hukumet basinda ses yok!Sozde dinimizin yuceliklerini anlatirlar, yemedikleri pislik kalmamis...

Bu olayin %2 dahi Norvec de duymadim. Keza olsa boyle bir olay, bakan aninda istifa eder basbakana bile sormadan.

Sokakta usume numarasi yapan cocuga yapilanlara gelince, insanligin; dini, irki, cografyasi olmaz. Bir, bizler bunu ogrenemedik...
Evet, devletin insanlara, insanlarin bir birine destegi burada boyle! Gonul isterdi ki kendi ulkemizde bu kareleri gormeyi!

Yetim hakkinin yenmedigi, yozlasmanin olmadigi bir toplum dilegim!!! Din kisvesi altina saklanip, dunyaligini yapanlara umarim bir seyler anlatir bu video.

Gavur? bu soruyu kendimize sormamiz lazim ciddi olarak, kim Gavur?!


Çevrimdışı haldun31

  • Üye
  • *****
  • İleti: 1.336
    • Profili Görüntüle
  • Şehir: Zonguldak
Ynt: murat (nordys) e selam
« Yanıtla #2 : 20 Şubat, 2014, 19:35:39 »
murat kardeşim şubat ayında hatayda suriyeden savaştan kaçan mazlum zavallı insanların hangi şartlarda barındığını ve yaşadığını gördüm.dilim varmıyor bazı şeyleri demeye .aynı şeyi biz yaşayıp suriyeye kaçsaydık ve bu yapılanlar bize yapılsaydı emin ol bir ömür insanlığı sorgulardın.neyse ben kendi adıma videoyu izlerken hala insanlığın ölmediği bir yerin olduğunu gördüm.senin adınada sevindim.Allah (c.c.) aklı olanlara onu kullanmasını nasip etsin.
Allah ne verdiyse:)

Çevrimdışı fatihtekin88

  • Üye
  • *****
  • İleti: 890
    • Profili Görüntüle
  • Şehir: Ankara
Ynt: murat (nordys) e selam
« Yanıtla #3 : 21 Şubat, 2014, 00:48:25 »
Gavur? bu soruyu kendimize sormamiz lazim ciddi olarak, kim Gavur?!

Daha ne denir ki?  Katılmamak elde değil...
İnstagram:  fatihtekin88

Pentax Sevgisi // 2x Lubitel 2 // Nikon d600 + BG // Nikon 24-85G VR // Nikon 50mm 1.8d // Nikon SB-900 // Slik f630 // 64-32 gb hafıza kartları

Çevrimdışı Baha

  • Admin
  • Üye
  • *****
  • İleti: 3.787
    • Profili Görüntüle
  • Şehir: Hatay
Ynt: murat (nordys) e selam
« Yanıtla #4 : 21 Şubat, 2014, 01:08:39 »
Çok beğendim bende bu içeriği. İzlerken tebessüm ettirmedi değil. :)
PENTAX K-3
SMC PENTAX-FA* 1:2 24mm IF AL
SMC PENTAX-FA 1:1.8 31mm AL Limited
SMC PENTAX-FA 1:1.9 43mm Limited
SMC PENTAX-FA 1:1.8 77mm Limited

I'm a Photographer, not a Terrorist.

Çevrimdışı excil

  • Üye
  • ***
  • İleti: 121
  • Piscem natara doces
  • Şehir: İzmir
Ynt: murat (nordys) e selam
« Yanıtla #5 : 21 Şubat, 2014, 01:45:14 »
İnsanlık sadece vicdanı olanlarda hükmeder.

Suriye konusunda şahsi görüşüm sadece aldatılıyoruz, gerçekleri 10 yıl sonra okuruz.


İtalyan siyaset felsefecisi Niccola Machiavelli (öl. 1527), iktidarını korumak ve arttırmak için bir hükümdarın acımasız bir güç kullanımı ile birlikte hile, entrika, yalan ve kurnazlıktan da yararlanması gerektiği öğüdünü vermekle ünlüdür.

Tarih boyunca birçok siyaset felsefesi düşünürü “Devletin amacı” üzerinde yoğunlaşmıştı. Devlet, daha üst bir amaç için kullanılacak bir “araç” olarak düşünülmekteydi. Bu üst araçlar da adalet, mutluluk, özgürlük ve din gibi yüce değerlerde toplanmaktaydı. Devlet bunlar için var olmalıydı. İbni Haldun’da bile devletin yüce amaçlar için var olduğu kabul edilmekte, fakat devletin ne ile (asabiyet) ayakta duracağı konusu öne çıkarılmaktaydı.

Machiavelli örneğinde ise devletin bizatihi kendisinin bir amaç haline geldiğini görüyoruz. Machiavelli’de adalet, mutluluk, din, özgürlük, insan hakları vs. devletin amacı değil aracıdırlar. Eğer bunlar devletin varlık ve bekasını sağlıyorsa değerlidir. Machiavelli’ye göre bu değerler kendi başına bir anlam ifade ediyo olabilir, fakat çoğunlukla görülmüştür ki devlete yarayacak şeyler değildir. Fakat bunlardan devletin varlık ve bekası için yararlanılmalıdır.

Machiavelli’ye göre “devletin amacı devlettir.” Ona göre devletin kendine özgü bir mantığı vardır ve o mantık “güç” üzerinden işler. Dinin mantığı ise “ahlak ve erdem” üzerine kurulmuştur. Bu açıdan ahlaksızlık dinin mantığına göre günah olabilir. Devletin mantığında ise güçsüzlük günah sayılır. Bu nedenle iktidarı elinde tutan hükümdar bütün enerjisini kendisine “güç” getirecek şeyler üzerinde yoğunlaştırmalıdır.

Bu açıdan Machiavelli’nin Roma Katolik Kilisesi’ne yönelik eleştirisi öncekilerden farklı olarak dinî, ahlaki, metafizik vs. açıdan değildir. Ona göre Roma Katolik Kilisesi, İtalya’yı yönetmede yeterince başarılı olamamıştır. İtalyan devletini güçsüzleştirmiş, parçalanmasına neden olmuştur.

Machiavelli’ye göre, bir hükümdar tilki ve aslanı taklit etmelidir. Ona göre hükümdar tilki gibi tuzaklara karşı tedbirli, aslan gibi de kurtlara karşı cesaretli olmalıdır. Çünkü iktidar mücadelesinde iki yöntem vardır; hukuk ve kuvvet… İlki insanların, ikincisi hayvanların yöntemidir. Çoğunlukla ilk yöntemin başarısız kalması sebebiyle hükümdar ikinci yönteme başvurmak zorundadır. Aksi halde tasfiye olur.

Machiavelli’nin en çok tartışılan görüşlerinden birisi de hükümdarın gerektiğinde verdiği sözden dönmesi gerektiği görüşüdür. Ona göre hükümdar kendisini bağlayacak bir inanç ve değer sahibi olmamalıdır. Hükümdarın, iktidar olmada ve iktidarı elde tutmada işe yaramadığını gördüğü halde ahlaki değerlere bağlılıkta ısrar etmesi siyesetin tabiatına aykırıdır. Hükümdar, verdiği sözde durmanın çıkarını zedelediğini gördüğünde, sözünde durmak zorunda değildir. Çünkü ona göre devlet mantığında aslolan değerler değil güçtür. (Machiavelli; Hükümdar, çev. Rekin Teksoy Oğlak, İst. 1999)

Demek ki “Paranın dini imanı olmaz” sözü, “Güç, kendi başına bir değerdir, onu sınırlayacak bir şey yoktur” demekle aynı şey olup dört dörtlük bir Makyavelizm oluyor.

Eğer bununla “Ticaret yaparken kimin hangi dinden ve imandan olduğunu bakılmaz” denmek isteniyorsa, bu, paranın dini imanı olmayacağı anlamına gelmez. En azından bu böyle söylenmez. Burada başka bir psikoloji var…

Kontrolsüz güç, güç değildir. Sınırlandırılmamış bir iktidar despotluk ve tiranlık anlamına gelir. İnsanlık tarihinde, kontrol altına alınması ve sınırları titizlikle çizilmesi gereken bir şey varsa, o da, güç ve iktidar olmak icabeder.

Bu kontrol ve sınır çizme, ister dinden gelsin ister din dışından gelsin fark etmez. İlla ki paranın, gücün ve iktidarın sınırları olmalıdır. Mesela para ile satın alınamayan şeyler olmalıdır. Gücün ve iktidarın sözünün geçmediği alanlar olmalıdır. Devletin üstünde yüce değerler olmalıdır.

“Paranın dini imanı olmaz” demek, “Gücün, iktidarın, devletin dini imanı olmaz” demektir. Burada “devletin dini imanı” dediğimiz şey bildiğimiz anlamda din iman değildir. Devleti sınırlayan değerler demektir. Mesela “demokratik, laik, sosyal hukuk devleti” dediğinizde, devlete din iman vazetmiş olursunuz. Yani devletin gücünü bunlarla sınırlandırmış, ona üstün ve yüce değerler vazetmiş olursunuz. Bu değerlerin neler olması gerektiği ise ayrı bir tartışma konusudur. Biz burada parayı/iktidarı/devleti sınırlandıran şeyler (dini imanı) olur mu olmaz mı onu konuşuyoruz.

Demek ki parayı/gücü/iktidarı/devleti sınırlandıran şeler olur. Aksi halde bunlar yırtıcı birer canavara dönüşerek çevreye zarar verirler.

Machiavelli’nin bu noktada iyi bir hizmet yaptığı söylenebilir. O da, dini imanı olmayan para yani kontrolsüz ve sınırlamasız güç ve iktidar arsuzunun insanı ne hallere düşürebileceğini göstermesidir…

Bugün Türkiye’de gördüğümüz bunlardan başkası değildir. Bir zamanlar “Şefaat Ya Resulullah!” diye yola koyulanlar “İnşaat Ya Resulullah!”, oradan da “İktidar Ya Resulullah!”a gelmiş bulunuyorlar. Bu “Paranın dini imanı olmaz” zihniyetinin bir zamanların ‘dava adamlarını’ getirdiği son noktadır. Biz buna “dava”nın ölümü diyeceğiz.

DAVANIN ÖLÜMÜ

Rahmetli Aliya İzzet Begoviç’e göre din ve devrim de acılar ve ıstıraplar içinde doğar. İkisi de refah ve konfor içinde yok olup gider. Gerçekten devam eden sırf onların gerçekleşmesi çabasıdır. Onların gerçekleşmesi ise, aynı zamanda ölümleri demektir. Din de devrim de gerçekleşirken, kendini boğacak kurumlarını, statükolarını doğururlar. Devrim yalan söylemeye ve kendi kendine ihanet etmeye başladıktan sonra statükolaşmış sahte dinle ortak bir dil kullanmaya başlar…(Doğu ve Batı Arasında İslam; s.92)

Bunlar öylesine gerçeğin ta kendisini ifade eden sözlerdir ki, dünyanın hangi büyük dinine ve devrimine baksanız aynı serencamı yaşadığını görürsünüz.

Demek ki “dava”; 1- Refah ve konfor içine gömülerek, 2- Kendini boğacak statükolarını üreterek, 3- Yalan söylemeye başlayarak, 4- Kendine ihanet ederek 5- Sahte bir din ile ortak dil kullanmaya başlayarak ölüyor. Bunlar gerçekleştiği an “dava” dediğiniz şey de musalla taşına yatmış oluyor.

İlk olarak “davanın” mahiyeti değişiyor. İnsanlar “dava” deyince aynı şeyi anlamaz oluyorlar. İyi bir yere gelmek, köşe kapmak, ihale götürmek, inşaat dikmek, kat yat, araba markası, jeep, daha rahat yaşam, hayatın nimetlerinden alabildiğine yararlanma esas mesele haline geliyor. Öyle ya ‘Cenab-ı Hak nimetini Salih kulları üzerinde görmek istemekte’ değil miydi? Artık dava sohbet toplantılarındaki veya tefsir derslerindeki “dava” değildir. Pastalı çaylı ikram yarışına girilen ziyaretlerin “Şekerim, haberin var mı, kocam şef oldu” övgüsüne mahzar olmak için çalışılan “dava”dır…

Aslında bunun adı artık dava da değildir.

İkinci olarak, “yeni sınıf” kendi statükosunu üretiyor. Etrafına duvarlar örerek dışarıda neler olup bittiğini anlayamaz ve göremez oluyor. Artık dava Siyonizm, faşizm, komünizm filan değil; kariyerizm ve konformizmdir. Yani yine “izm”ler vardır. Bunu eleştiren herkes düşman sayılır. Artık bu yeni izmlerin yılmaz savunucuları, gazetecileri, yazarları, idealogları vardır. Statüko kendi yarattığı asude gölgelikler altında rahattır. Kafa konforunu bozacak en küçük bir ses “çıkıntılık” olarak görülür. Yeni sınıf öyle zavallıdır ki öldüğünün farkında bile değildir.

Üçüncü olarak konumunu muhafaza etmek için yalan söylemeye başlıyor. “Gerçek” rahatı kaçıran bir şey olduğu için bilinmemelidir. Bilinse bile gerçeğin öyle olmadığı söylenmeli ve “karizma” çizilmemelidir. “Cenabı-ı Hakkın Salih kulları üzerinde görmek istediği nimetlere” nail olanlar bunu kaybetmemek için, nail olmayanlar da sıranın kendilerine bir an önce gelmesi için her tür yalanı mübah görmeye başlıyorlar. Nail olanlar olmayanları görmezden gelirken, nail olamayanlar da onların bunu hak etmediğini, asıl Cenab-ı Hakkın o nimetleri kendi üzerlerinde görmek istediğini ispat için her tür yalanı gözlerini kırpmadan söylemeye hazırdır. Her ikisinde de dava Cenab-ı Hakkın üzerinde nimetlerini görmek istediği salih kulların kendileri olduğu davasıdır. Nedense Cenab-ı Hakk nimetlerini hep onlar üzerinde görmek istemektedir.

Dördüncü olarak kendi kendine ihanet etmeye başlıyor. Kardeşlik düşmanlığa, özgürlük özgürlükleri bastırmaya, adalet nimetten pay almaya dönüşüyor. Otuz yıl önce ne söylenmişse tam tersi söylenmeye başlıyor. Nimetin üzerinden gitmemesi için buna mahkum ve mecbur olunuyor.

Beşinci olarak bütün bunlar ideolojikleşiyor. Bunun için ya sahte bir din üretiliyor veya onun yerine geçecek bir ideoloji. Keskin bir kılıç gibi ya bu tarafta ya öbür tarafta görülüyorsunuz ve birine göz kırptığınızda diğeri, diğerine göz kırptığınızda da öteki tarafından biçiliyorsunuz…

Böylece davanın ölümü gerçekleşmiş oluyor. Zavallı “dava” cenaze namazına gelenlerin timsah gözyaşları arasında defnediliyor. Aslında ölen dava değil; kendi ruhlarıdır.

Begoviç’in dediği gibi ölmeyen gerçekten onları gerçekleştirme çabasının bizzat kendisidir. Bu ise dışarıda değil; içeride; ruhun ve vicdanın derinliklerinde yaşayan bir şeydir. Cenab-ı Hakkın görmek istediği nimet asıl orada olandır. Hem Kuran’a göre nimet mal, mülk, servet değil; ruhtur, vicdandır, imandır. Asıl bunları kaybeden ölmüştür.

Demek ki “dava”, sadece rahatça namaz kılmak, oruç tutmak, her yerde başörtüsünü serbest bırakmak, dindarların rahatlığa ve bolluğa kavuşması demek değil…

Esasında dava dediğiniz bunlardan sonra başlayandır. Çünkü bunlar size yarayan şeylerdir. “Öteki” için ortada bir fedakarlık yoksa orada erdemden bahsedilemez.

Sahici anlamda dava, yeryüzünde son kız çocuğu toprağa gömülmekten kurtarılana, son aç doyuruluncaya, son mazlum zulümden kurtarılıncaya, işgal altındaki son ülke özgürlüğüne kavuşuncaya, Dicle ve Fırat kenarında kaybolan son koyunun hesabı soruluncaya, son Ebu Lehep düzeni yıkılıncaya kadar sürecek bir mücadeledir…

Bunların geçmişte bir kez yaşanıp bittiğini mi sanıyorsunuz?

Eğer öylese siz hiç Kur’an okumamış, ‘dava’ diye çelik çomak oynamışsınız demektir…

R. İhsan Eliaçık
PentaxTürk Kemer :) K-3 Pentax { 40mm DA l 70mm DA Limited  l DA 10-17mm Fisheye l M 50mm 1.7 } Sigma { 105mm Macro } l   BK-777C Ball Head Tripod  Metz 48 AF-1

https://www.flickr.com/photos/117217262@N02/
http://500px.com/gkok2012

[email protected]

Çevrimdışı haldun31

  • Üye
  • *****
  • İleti: 1.336
    • Profili Görüntüle
  • Şehir: Zonguldak
Ynt: murat (nordys) e selam
« Yanıtla #6 : 21 Şubat, 2014, 09:50:42 »
önce yukardaki çok hoş yazıyı bizimle paylaştığınız için tşk.ederim.ihsan eliaçık beyi insanlar gezi olaylarıyla tanıdılar ama ben yıllardır takip ederim.saygı duydugum ve birçok fikrine katıldığım bir düşünürdür.meşhur müslüman sosyalist olabilir ama kapitalist olamaz sözünü hep tebessüm ederk hatırlarımki bu söz günümüzde anlamını daha iyi göstermektedir.esas olarak suriye konusunda ben ocu yada bucu olarak değil yani bir taraf olarak değilde en yüce değer olan insanı sevmek düsturuna göre bakıyorum olaya.hatay, mersin, adana ,kilis vb.illlerde fuhuşa zorlanan,küçük gelin dediğimiz adiliğe maruz kalan,organ mafyasının eline düşen insanların yaşadıklarında haklı veya haksız demek en basitiyle vicdansızlık olur.devletlerin mücadele yöntemlerindeki vandalizm den en çok etkilenen ne yazıkki heryerde olduğu gibi  masumlar olup,önce onlar bertaraf ediliyor.yukardaki videoyu paylaşırken  gözümle gördüğüm ve duyduğum şeylerden sonra artık murat beyinde dediği gibi gavur sadece başka ülkelerde ve dinlerde değilmiş demek isterim.neyse agız dolusu sözler var söylenecek ama yeri burasımı karar veremiyorum.çünkü ideolojiler insanları esir almışsa artık siz ne yaparsanız yapın tartışamazsınız.hani hocam biz o gavurların neler yaptığınıda biliriz kolaycılığı ile kendi suçumuza haklılık isnat etmeye çalışanlara ,sadece en üstte videoya yazdığımı tekrarlıyayım.insansanız her yerde insansınız .saygılarımla
Allah ne verdiyse:)

Çevrimdışı itasdemir

  • Üye
  • *****
  • İleti: 1.711
  • pentax kardeşliği
    • Profili Görüntüle
Ynt: murat (nordys) e selam
« Yanıtla #7 : 21 Şubat, 2014, 10:52:09 »
böyle konulara yorum yapmak hiç istemem
bu davranışın sanki bizim ülkemizde ya da müslüman bir toplumda yapılmazmış gibi  sunulmasından rahatsız oldum
bu ve benzeri bir olay olsa bizim ülkemizde de aynı şeyler yapılır, hatta belki fazlası
şimdi eminim bir kaç kişi çıkıp yok ibrahim bey bizim ülkemizde işte şöyle birine yardım edilmedi işte böyle birine yardım edilmedi gibi çok uç örnekler sunacaklardır ama Mecelle de zikredildiği üzere "kötü örnek örnek değildir (su-i misal emsal olmaz)", arakan da, afrika da ya da dünyanın başka yerlerinde yardıma muhtaç olan kişilere hep bu ülke ve bu toplum yardım etmiştir
yine suriyedeki iç savaştan kaçan yaklaşık 1 milyon insana kapısını açan nadir ülkelerdendir Türkiye ve bu toplum,
şu kendi toplumumuzu ve ülkemizi hakir görme edebiyatından oldum olası tiksinmişimdir, eksiklerimiz yokmudur ? olmaz mı, ama norveçteki bu güzel davranıştan yola çıkarak, kendi ülkemize ve insanımıza vurmak bana nedense hep itici gelmiştir

Çevrimdışı halpaslan

  • Üye
  • *****
  • İleti: 583
  • Hevesli
    • Profili Görüntüle
    • Flickr
  • Şehir: İstanbul
Ynt: murat (nordys) e selam
« Yanıtla #8 : 21 Şubat, 2014, 11:34:40 »
İbrahim abi,
Bu söylediklerin memleketimi özletti...
Ne yazık ki Gebze'de çalışıp Sultanbeyli sınırında ikamet ediyorum.

böyle konulara yorum yapmak hiç istemem
bu davranışın sanki bizim ülkemizde ya da müslüman bir toplumda yapılmazmış gibi  sunulmasından rahatsız oldum
bu ve benzeri bir olay olsa bizim ülkemizde de aynı şeyler yapılır, hatta belki fazlası
şimdi eminim bir kaç kişi çıkıp yok ibrahim bey bizim ülkemizde işte şöyle birine yardım edilmedi işte böyle birine yardım edilmedi gibi çok uç örnekler sunacaklardır ama Mecelle de zikredildiği üzere "kötü örnek örnek değildir (su-i misal emsal olmaz)", arakan da, afrika da ya da dünyanın başka yerlerinde yardıma muhtaç olan kişilere hep bu ülke ve bu toplum yardım etmiştir
yine suriyedeki iç savaştan kaçan yaklaşık 1 milyon insana kapısını açan nadir ülkelerdendir Türkiye ve bu toplum,
şu kendi toplumumuzu ve ülkemizi hakir görme edebiyatından oldum olası tiksinmişimdir, eksiklerimiz yokmudur ? olmaz mı, ama norveçteki bu güzel davranıştan yola çıkarak, kendi ülkemize ve insanımıza vurmak bana nedense hep itici gelmiştir

Çevrimdışı haldun31

  • Üye
  • *****
  • İleti: 1.336
    • Profili Görüntüle
  • Şehir: Zonguldak
Ynt: murat (nordys) e selam
« Yanıtla #9 : 22 Şubat, 2014, 22:40:27 »
ibrahim bey mesajınızı şimdi gördüm istanbuldayım ve kısa süreli netteyim.siz haklısınız ülkemizde herşey süper ve ufak tefek sorunlar yaşadığımız şeyler. bizde işte memleketini sevmeyen kötü niyetli insanlar olarak memleketimizi kötülemeyi seven insanlarız.hatta batı hayranı  insanlarız.o yüzden bu adamların yaptıklarını paylaşarak toplumu provake ediyoruz.sizi tiksindiridğimiz için ve suriyeden gelen hiç bir problemi olmayan mutlu ve güvenlik içindeki tüm insanlardan özür diliyorum.saygılarımla.bahadan rica ediyorum bu provakasyon kokan iğrenç videoyu mümkünse kaldırsın ki.bu mutlu ülkede insanlar bir şeyleri yanlış anlamasın
Allah ne verdiyse:)

Çevrimdışı itasdemir

  • Üye
  • *****
  • İleti: 1.711
  • pentax kardeşliği
    • Profili Görüntüle
Ynt: murat (nordys) e selam
« Yanıtla #10 : 22 Şubat, 2014, 23:09:17 »
ibrahim bey mesajınızı şimdi gördüm istanbuldayım ve kısa süreli netteyim.siz haklısınız ülkemizde herşey süper ve ufak tefek sorunlar yaşadığımız şeyler. bizde işte memleketini sevmeyen kötü niyetli insanlar olarak memleketimizi kötülemeyi seven insanlarız.hatta batı hayranı  insanlarız.o yüzden bu adamların yaptıklarını paylaşarak toplumu provake ediyoruz.sizi tiksindiridğimiz için ve suriyeden gelen hiç bir problemi olmayan mutlu ve güvenlik içindeki tüm insanlardan özür diliyorum.saygılarımla.bahadan rica ediyorum bu provakasyon kokan iğrenç videoyu mümkünse kaldırsın ki.bu mutlu ülkede insanlar bir şeyleri yanlış anlamasın
şimdi cevap yazsam olmayacak, konu uzayacak, böyle konular tehlikeli konular, her tarafa çekmeye müsait konular, en iyisi susmak, ne demişler bir şey bilmiyorsan sus, seni bir şey biliyor sansınlar, tam da bana söylemişler, ben susuyorum
iyi akşamlar diliyorum haldun bey :)

Çevrimdışı itasdemir

  • Üye
  • *****
  • İleti: 1.711
  • pentax kardeşliği
    • Profili Görüntüle
Ynt: murat (nordys) e selam
« Yanıtla #11 : 22 Şubat, 2014, 23:32:33 »
bu konu uzasın diye yazmıyorum,
ama aklıma yeni geldi,
1999 da büyük depremde istanbuldaydım, depremi yaşadım, ertesi sabah mecburen işe gittim, eşimde öyle, 2 yaşındaki oğlumu bakıcıya bırakmıştım, aklım hep ondaydı. deprem için yardım toplayan tırlar vardı, biz de orda görevliydik, battaniye yatak kıyafet, yiyecek ilaç gibi şeyler ile tırlar dolup dolup gidiyordu depremin en çok vurduğu gölcük tarafına, küçük bir kız çocuğu dedesi ile yoldan geçerken, dedesinin ona almış olduğu ve yarısını yediği bisküviyi uzattı bana, ben ilk başta yemem için bana veriyor sandım, teşekkür ettim, yemiyeyim dedim, onun için değil, deprem bölgesine gönderin diye veriyorum demişti, elindeki bir kaç bisküviyi, onu yetiştiren anadan, atadan Allah razı olsun demiştim, birden aklıma geldi öyle, anlatmak istedim. herkese iyi forumlar

Çevrimdışı haldun31

  • Üye
  • *****
  • İleti: 1.336
    • Profili Görüntüle
  • Şehir: Zonguldak
Ynt: murat (nordys) e selam
« Yanıtla #12 : 23 Şubat, 2014, 00:04:45 »
ibrahim bey ben sizin kadar şanslı olamadım kusuruma bakmayın.hep yanlış şeyler görmüşüm dedimya kusura bakmayın.tiksindiren düşünceler ile sizi rahatsız ettik.uzatmayıp kısa hikayelerle yorumunuzla bize verdiğiniz insanlık dersi için minnettarım.ne yazıkki problemi görmeyerek süperiz aslında diyerek rahatlayıp kendimi sizin gibi rahatlatmayı öğrenemişim bu yaşa kadar.sayenizde artık bende bisküvi uzatan çocukların yaşadığı mutlu bir ülkede yaşadığımı farkettim.sagolun.tekrar uzatmadığınız için tşk. ederim.saygılarımla
« Son Düzenleme: 23 Şubat, 2014, 00:08:02 Gönderen: haldun31 »
Allah ne verdiyse:)

Çevrimdışı itasdemir

  • Üye
  • *****
  • İleti: 1.711
  • pentax kardeşliği
    • Profili Görüntüle
Ynt: murat (nordys) e selam
« Yanıtla #13 : 23 Şubat, 2014, 00:18:35 »
haldun hocam,
inanın size cevap olsun diye yazmıyorum
sizi kırdıysam da özür dilerim
ama genel olarak forumlarda (bu forumu ve sizi tenzih ederek söylüyorum) böyle bir alttan alttan, "kendi milletini ve insanını hakir görme, ülkesine sövme, ne bileyim böyle bir gaza getirme vari" şeyler hissediyorum ve bu beni çok rahatsız ediyor.
ilk mesajımda belirttiğim üzere çok mu iyiyiz elbette eksiklerimiz var, eksiklikler konusunda benim gördüklerimi sizler göremezsiniz bundan emin olun, ama "dünyadaki bütün genellemeler yanlıştır" hatta buna benim şu an yaptığım genelleme de dahil, kötü bir örnekten yada kötü bir çok örnekten yola çıkarak genellemeler yapmanın ben doğru olduğuna inanmıyorum, şu an eminim ülkemizin ücra köşesinde çok iyi şeyler de fazlasıyla oluyordur, ben iyi düşünen iyi bakar, iyi bakan iyi görür e inanıyorum,

Çevrimdışı nordlys

  • Üye
  • *****
  • İleti: 670
    • Profili Görüntüle
    • flickr
Ynt: murat (nordys) e selam
« Yanıtla #14 : 23 Şubat, 2014, 00:28:45 »
haldun hocam,
inanın size cevap olsun diye yazmıyorum
sizi kırdıysam da özür dilerim
ama genel olarak forumlarda (bu forumu ve sizi tenzih ederek söylüyorum) böyle bir alttan alttan, "kendi milletini ve insanını hakir görme, ülkesine sövme, ne bileyim böyle bir gaza getirme vari" şeyler hissediyorum ve bu beni çok rahatsız ediyor.
ilk mesajımda belirttiğim üzere çok mu iyiyiz elbette eksiklerimiz var, eksiklikler konusunda benim gördüklerimi sizler göremezsiniz bundan emin olun, ama "dünyadaki bütün genellemeler yanlıştır" hatta buna benim şu an yaptığım genelleme de dahil, kötü bir örnekten yada kötü bir çok örnekten yola çıkarak genellemeler yapmanın ben doğru olduğuna inanmıyorum, şu an eminim ülkemizin ücra köşesinde çok iyi şeyler de fazlasıyla oluyordur, ben iyi düşünen iyi bakar, iyi bakan iyi görür e inanıyorum,

Bu forumu ve Haldun abiyi tenzih etmenize bende sevindim. Mesajlarinizi okudum ama cevap yazmak istemedim  cunku sanal ortamlar bir seyleri farkli yerlere cekmeye musait alanlar. Her kes kendisini bilir :) orada ben ve Haldun abi bir seyler yazdik, ne kendi adima ne Haldun abi ne de bu forumdaki diger arkadaslarin kendi insanini, ulkesini hakir gorecegine inanamam. Kend ulkesini , insanini hakir gorup sogup sogana cevirenler zaten ekranlarda, bas rolleri oynuyorlar! Bu halkin...yapariz, soyle yapariz diyenler varken cok uzaklara gitmemek lazim.
Itasdemir Bey, inanin size de cevap olarak yazmiyorum ama insanlar,anlatmak istedikleri seyin cok farkli yerlere gittigini gorurse uzulebilir.

Neyse, yeni sisteminizi merakla bekliyorum tekrardan :)
Bu arada, fuji lens fiyatlari (norvec ile kiyasliyorum) oldukca ucuz turkiye de! 56mm 1.2 de piyasaya girmis. Nisanda seytan durtmezse :))))))))))))))))))) !